AKÇAKOCA’YA FİLM BORCU!

Akçeşehir’miş buranın adı. Kastamonu eyaleti, Bolu Sancağı, Düzce kazasına bağlıymış.

Çuhallı da adını Çuhadar’dan alıyor.

İki çarşı arası aslında dağmış.

Çuhallı aslında merkez çarşıymış.

Akçakoca Ortaokulu Lazlarla Türklerin kaynaşıp kardeş olmalarını sağlamış.

Osmaniye Mahallesini üç Osman kurmuş. Oktayların (Sanilerin) Osman, Hacıoğullarının Osman, Yamakların Osman…

İzmit ve civarının tek Lazca konuşulan mahallesiymiş Osmaniye mahallesi.

Saray’da kızlar ağası ile erkeklerin başındaki komutan aralarında anlaşıyorlar. O yıl sarayda 900 bebek dünyaya geliyor. Bu skandal şöyle sonuçlanıyor: Bebeklerin kelleleri kesilip Sarayburnu’ndan atılıyor. Kızlar, Kızlar Ağası ile beraber,  erkekler de komutanlarıyla yani Çuhadar’la beraber gemiyle getirilip ayrı ayrı bu iki çarşıya bırakılıyorlar. Aralarında dağ olan bu iki çarşı sarayda ayıp işler yapan bu ahalinin sürgün yeri oluyor.

Bana bu değerli bilgileri aktaran emekli tarih ve coğrafya öğretmeni Yaşar Turhan. Akçakoca Lisesi’nde otuz sene idarecilik yapmış. Anlattığı çok şey var ama olaylar birbirine bağlanıyor, destansı bir hal alıyor. Sizin için yalınlaştırmaya çalıştım.

Mesela Akçakoca adlı komutanın aslında Kocaali’ye kadar geldiğini daha öte geçmediğini ama buna rağmen adının buraya verildiğini söylüyor.

Anlattıkları arasında beni en çok etkileyen Lazlarla Türkler arasında önceleri bir husumet oluşu ama açılan okulun bu husumeti, uyuşmazlığı ortadan kaldırışı.

Film bile olur vallahi.

Babamın Karadeniz’in Kıyıcığında adlı romanı Akçakoca’da yani geçtiği yerde çekilmek istenmiş. Bir ay kadar TRT ekibi ve babam Çınar Otelde konaklamışlar. Ama TRT’nin müdürü Cem Duna’nın değişmesi üzerine proje rafa kaldırılmış.

Daha durun, inşallah burada, Karadeniz’in Kıyıcığında’yı çekeceğiz önce!

* 25.11.2020 tarihli Akçakoca Sahilin Sesi Gazetesi’nde yayınlanmıştır.

 35 total views,  1 views today

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir