SAHİPSİZ KÖY

Belki bir gün daha çok şey söylerim.

Şimdilik şu kadar söyleyeyim: Aile olmak için DNA testi yetmiyor.

İki kuruşluk toprak, üç kuruşluk rant, beş paralık şöhret için kardeş kardeşi çiğ çiğ yutuyor.

Abilerin çok olduğu ailelerdeki küçük kız kardeşlerin durumu medeniyet seviyesini belirliyor. O ülkenin, o ailenin, o bölgenin…

Bacılar memnunsa mutluysa agalarından, bilin ki o ailede saygı var, sevgi var, adalet var.

Bacılar perişansa, o agalara ne demek ne etmek lazım?

Söyle agam seni hangi kanuna göre sevelim?

İslama mı dayadın sırtını, bire iki mi yaptın hakkını, ama biz saydık o biri de yutmuşsun? Çare yok o zaman keseceğiz elini.

Racona mı bağladın işi, namusuna mı kestin cezasını bacının, öyleyse ver hesabını, o iş olana kadar sen neredeydin? Söyle, ne yapalım şimdi seni, senin raconuna göre mi keselim cezanı, asalım mı seni tavana, en övündüğün en güvendiğin  yerinden?..

Atatürk Türkiye’sindesin, sözde laiksin. Çalışsın, kendi ekmeğini kendi kazansın mı diyorsun? Peki, onun iş olanaklarını elinden alıyorsan eğer, o işe gidiyorken sinsice çelme takıyorsan, o çalışırken sahipsiz kalıyorsa telef oluyorsa yavruları, fabrikalarını yaktıralım mı

sana hem de kendi ellerinle, söyle nasıl keselim cezanı, reytingini mi düşürelim senin, çalmaz mı olsun telefonların?

Sahipsiz köy bulup değneksiz gezenlerin diyarında, ilk önce kadının miras hakkına çökerler.

Atatürk’ün gittiği yeri ben söyleyeyim size, cennet cennet! Kimse düşünmedi onun düşündüğü kadar küçük kız çocuklarını, küçük kız kardeşleri!

Çakalların hâkimiyetinde, adli tıptaki raporlar bile değiştirilirken, ne etsin sana Atatürk’ün kurduğu düzen?

Soyadım namlı, kolumda altın bilezik, mesleğim de var yeteneklerim de, anam zengin idi babam ünlü. Benden sorun siz köydeki kadının dramı nic’olur? Ölçü burada, Halep orada.

İfşa edeceksin Taksim meydanında, bak bir daha oluyor mu?

11 Haziran 2019 tarihli Bartın Gazetesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir