MEHDİ İLE MESİH

Hacivat ile Karagöz, Ferhat ile Şirin, Lorel ile Hardi’yi anımsatmış olabilir bu başlık size. Ama herkesin beklediği gibi Mehdi ile Mesih geliverseler neler olurdu acaba? Bu durumu ezoterik gizemli bir hava içinde değil de mantık çerçevesi içinde ele almak istedim. Ama o zaman da başlıkta olduğu gibi kendiliğinden bir mizah ortaya çıkıyor.

 

İkisi de beklendiği gibi şu sıralarda gelse Cebrail hangisine yardım ederdi? Semavat aleminin kadrosunun görevlendirmeleri nasıl yapılırdı?

 

Hz.İsa’nın da Hz.Muhammed’in de yaşadığı çileleri düşünürsek onları da bayağı zorluklar bekliyor olmalı.

 

Gelin onların gelişine kendimizi hazırlayalım. Tanımazdan gelmemek için, eziyet eden tayfadan olup da tarih sayfalarında Ebu Cehiller, Ebu Lehebler, Yehudalar,  Judas’lar olarak yerimizi almayalım.

 

Benim kafam çok karışık. O yüzden sizinle dertleşiyorum. Bize “bu o” diye işaret edilen arkadaşların lüks hayat standartlarında olması beni düşündürüyor, ben de ister istemez o zaman “cık bu o olamaz” diyorum.

 

İsa evlenmemişti, yaşlanamamıştı bile. Tek lüksü vücuduna sürüp durduğu zeytinyağıydı. Öyleyse nereye bakalım, onun yerine ya da onun devamı olan abiyi nerede bulalım? Suriye’de Şam’da bir Cuma günü beyaz bir atın üstünde mi, bir sarayda mı, bir köşkte, bir yalıda, ya da bizim Düzce’de önüne her türlü nimeti servis eden müritleri arasında mı?

 

Ben onların helal yiyen adamlar olacağını sanıyorum. Giysisi, sakalı, ten rengi, bacağındaki beni gibi şekil şükelâ ile kafaları bulandırmayalım lütfen! Mesela -en az benim babam kadar- cesurca, kendini feda edercesine yoksul emekçinin hakkı hukuku için çabalayan biri olması gerektiğini düşünüyorum.

 

Kadın döven birileri olmaz herhalde bu iki mübarek zat. Emin olmak için eşiyle, kızıyla, diğer hanımlarla olan ilişkilerine bakmalıyız. Bu husus da onları tanımamız için bir ölçüt olabilir.

 

Tembel olurlarsa ben hiç kabul edemem! Postta oturup, amel edilmeyen ilimle boş lakırdı edip, kendisine rükû ve secde edilmesini bekleyen tipler olurlarsa ben kabul etmem arkadaş!

 

Zaten her yerde kamera var. Karıncanın yuvasına kamera yerleştiriyor keratalar. Mehdi ile Mesih’in gelişini canlı izleyeceğimizden eminim ben.

 

Ama siaey ve kankaları bu hazretleri asla rahat bırakmaz! Zaten gelirse ikisi de Amerika’ya gelir. Filmlerde görmüyor muyuz her şey, herkes oraya geliyor. Uzaylısı, elyını, zombisi, dırakulası. Ne yapar eder Mesih ile Mehdi’nin de oraya gelmesini sağlar bunlar.

 

Hadi geldi diyelim, nasıl tanışacağız, nasıl öpeceğiz ellerini? Belki de kadınla toka etmezler. Mesih edebilir de Mehdi etmez. Mehdi, Mesih’e sen de etme derse o da etmeyebilir.

 

Onlar geldi, biz de tanışamadık sonra öldüler diyelim. Mezarları türbe olsun bari, hiç olmazsa onu ziyaret eder insancıklar.

 

Kesin ikisi de beyaz olur! Çinli, zenci ya da kızılderili olacaklarını sanmıyorum. Rivayetler bu yönde çünkü.

 

Yahudilere gidip soralım şimdi, “ikisi de Yahudi olacak” derler. Olmasa da mutlaka Yahudi hanımlarla evlendirirler.

 

Türkler de onları Ergenekon’dan çıkaracak Asena’yı bekleye dursunlar…

 

Gene de herkesin aşağı yukarı bir süpermen beklediği son günlerde Türkler’in bir dişi bekliyor oluşu gayet sempatik geliyor bana.

  • 20 Ocak 2020 tarihli Bartın Gazetesi’nde yayınlanmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir