ELAZIĞ ** Bu kelime “bir sevgilinin ismi gibi” derdim: Elazığ. Sessiz, sakin, asayişli bir kent. Durup dinlerseniz derinlerden gelen birçok ses duyarsınız. Harput tek başına bir tarihtir zaten. El […]
Hacivat ile Karagöz, Ferhat ile Şirin, Lorel ile Hardi’yi anımsatmış olabilir bu başlık size. Ama herkesin beklediği gibi Mehdi ile Mesih geliverseler neler olurdu acaba? Bu durumu ezoterik gizemli bir […]
Annemden bahsediyorum. Bartınlı bir ailenin oğlunun son eşi. Kimliğinde 20 yıl boyunca Zonguldak yazdı annemin. Babam ölmeden dört beş yıl önce ayrıldılar. Rıfat Ilgaz bekâr öldü. Afet Ilgaz Muhteremoğlu […]
Hepimiz “çok”uz artık. Ya da öyle olmak istiyoruz. Hiçbir şeyin ortası kesmiyor bizi. Çünkü “çok” olmayan şeye bakmıyor, ilgi duymuyoruz. Binlerce seçenek sunulurken biz içinde ancak “çok” olanı fark edip, […]
Televizyon izliyorum da bence bizim uzay çağına girmeye hiç niyetimiz yok! Uzay çağı barış çağıdır. Bu kadar kavga ediyorken teknolojikleşmemizin artması ile olacak bir şey değil bu. Televizyondan uzay […]
Faşizm sadece bir ideoloji değil, olaylara, hayata yaklaşım biçimi. Bir haslet. Huy. Kibirin yavrusu. Kendisini mükemmel kabul eden bir grup insan kendisinden daha az akıllı ya da akılsız olduğuna […]
Babamın bana bıraktığı çok güzel şeylerden biri de Bartın’dır. Soyadım, yediden yetmişe sevgi dolu bir kitle, en içinden çıkılmaz durumlarda bile bana uzanıveren görünmez eller… Say say bitmez. Zorluklarına değecek […]
Benim gözümden babam. Büyük adamın küçük kızı, hadi anlat bakalım. Bu talepler arada oluyor, dergilerden, oradan buradan. Hani beğen tuşuna basıp beğendiğin o yaşlı adam var ya, hani zayıf […]
Karanlıkta herkes filin bir yerini tutmuş, sonra herkes fili başka tarif etmiş. Bu hikaye Mesnevi’den. Türkiye’yi her Türk başka söyler. Kimine göre dağdır, kimine göre deniz, kimine acıdır kimine […]